yandex metrika
Ev Sunucusu Çılgınlığım: Raspberry Pi'den Proxmox'a Uzanan Serüven - Tecrübe Güncesi
WebYapay Zeka

Ev Sunucusu Çılgınlığım: Raspberry Pi’den Proxmox’a Uzanan Serüven

Evde sunucu kurma fikri bana bir gece ansızın geldi. YouTube’da “home lab” videoları izliyordum, adamın bir tane dolap gibi bir bilgisayarı vardı, üstünde onlarca sanal makine çalışıyordu. “Ben de bunu yapabilirim” dedim. O gecenin sabahına kadar plan yaptım. Ve o günden bugüne, evimde telefonumdan TV’ye, güvenlik kamerasından akıllı ampule kadar her şeyi kendi sunucum üzerinden yönetir oldum. Bu yazıda, Raspberry Pi ile başlayıp Proxmox’a uzanan çılgın serüvenimi anlatacağım.

Ev sunucusu kablolar ve Raspberry Pi, mini veri merkezi, elektronik devre kartları, sıcak aydınlatma

Başlangıç: Raspberry Pi 4 ve İlk “Sunucum”

İlk sunucum bir Raspberry Pi 4’tü. 4 GB RAM’li modelini aldım, 32 GB microSD kart taktım, Raspbian kurdum. İlk işim ne oldu dersiniz? Pi-hole. Ev ağımda reklam engelleme istiyordum ve Pi-hole bunun en kolay yoluydu. DNS seviyesinde reklam engelliyor, tüm ev ağına tek noktadan uyguluyor. Birkaç saat içinde kurdum, DNS ayarını modemden Pi’nin IP’sine yönlendirdim ve bam reklamsız bir internet. O an hissettiğim güç hissini hâlâ hatırlıyorum. Kendi sunucum, kendi kurallarım.

Sonra üzerine Nextcloud kurdum. Google Drive’ı bırakıp kendi bulut depolamamı oluşturdum. Dosyalarım benim diskimde, benim kontrolümde. Ama Pi 4’ün sınırlarını hızla fark ettim: Nextcloud yavaştı, aynı anda iki işlem yapınca donuyordu. 4 GB RAM yetmiyordu. Raspberry Pi harika bir başlangıç noktası ama gerçek bir sunucu değil. Bunu acı bir şekilde öğrendim.

İkinci Evre: Eski Dizüstü Bilgisayarı Sunucuya Dönüştürmek

Yeni bir sunucu almak pahalıydı. Ama çekmecede eski bir dizüstü bilgisayar vardı: i5 işlemcili, 8 GB RAM’li, 256 GB SSD’li bir laptop. Ekranı kırıktı ama çalışıyordu. “Bunu sunucu yapabilirim” dedim. Ubuntu Server kurdum, ekranı söktüm (gereksizdi), kapatma düğmesine bir script bağladım ve kütüphanemin alt rafına yerleştirdim.

Bu makine Pi’den katbekat güçlüydü. Nextcloud hızlı çalışıyordu, üzerine Plex medya sunucusu kurdum (film ve dizilerimi her yerden izleyebiliyordum), Gitea ile kendi Git deposumu oluşturdum. Ama bir sorun vardı: Sadece bir makine. Her şey aynı makinede çalışıyordu, bir şey bozulursa hepsi gidiyordu. Ayrıştırma lazımdı. Yani sanallaştırma.

Docker konteyner görselleştirmesi, balina logosu ve mikro servis mimarisi, mavi teknoloji tonları, editorial

Docker Keşfi: Her Şey Konteynerlerde

Docker ile tanışmam sunucu yolculuğumun dönüm noktasıydı. Önceden her uygulama için ayrı ayrı kurulum, ayrı ayrı bağımlılık, ayrı ayrı güncelleme derdi vardı. Docker ile her uygulama kendi konteynerinde yaşıyor, birbirini etkilemiyor, güncelleme tek komut.

Ev sunucumda şu anda Docker üzerinde koşan onlarca konteyner var: Pi-hole (reklam engelleme), Nextcloud (bulut depolama), Jellyfin (medya sunucusu, Plex’in açık kaynak alternatifi), Home Assistant (akıllı ev yönetimi), Vaultwarden (şifre yöneticisi), Portainer (Docker yönetim arayüzü), Uptime Kuma (servis izleme). Hepsini tek bir docker-compose.yml dosyasıyla yönetiyorum. Bir komutla tüm sistemi başlatıyorum, bir komutla durduruyorum.

Docker’ın güzelliği şu: Konteyner bozulursa silip yeniden oluşturuyorsunuz. Verileriniz volume’larda güvende. Sistemi bir hafta güncellememişseniz, docker pull ve docker up ile her şeyi güncelliyorsunuz. Eskiden her uygulamanın güncelleme süreci ayrı bir kabusken, Docker ile hepsi tek bir iş akışına bindi.

Proxmox: Gerçek Bir Home Lab

Bir süre sonra o eski laptop da yetmemeye başladı. Disk doldu, RAM yetmedi, üzerine bir de Home Assistant ekleyince halıdan çekti. Artık gerçek bir sunucu gerekiyordu. Araştırdım ve Proxmox VE ile tanıştım. Proxmox, Debian tabanlı bir sanallaştırma platformu. Üzerinde hem tam sanal makine (VM) hem de Linux konteyner (LXC) çalıştırabilirsiniz. Yani birden fazla işletim sistemini aynı makinede izole çalıştırabilirsiniz.

İkinci el bir mini PC aldım: Intel NUC, i5, 32 GB RAM, 500 GB NVMe SSD. 32 GB RAM’e neden bu kadar para verdim? Çünkü artık ciddi olmaya karar vermiştim. Proxmox kurdum, üzerine 5 VM ve 8 LXC konteyner açtım. Her servisi ayrı bir konteynerde, ayrı bir IP’de, ayrı bir izole ortamda. Biri çökerse diğerleri etkilenmez.

Home Assistant: Evim Artık Bana Hizmet Ediyor

Ev sunucu serüvenimin en tatmin edici kısmı Home Assistant. Açık kaynaklı bir akıllı ev platformu ve her şeyi bir araya topluyor. Akıllı ampuller, prizler, sensörler, güvenlik kameraları, hava durumu, enerji tüketimi… Hepsi tek bir arayüzde.

Komşular “Siri ışıkları aç” diyor, Amazon’a veri gönderiyor. Ben “Hey Google” bile demiyorum artık. Telefonumdaki Home Assistant uygulamasıyla veya otomasyonlarla her şey kendi sunucumda çalışıyor. Hava karardığında lambalar otomatik yanıyor. Hafta içi sabah 7’de kahve makinesi çalışıyor. Kimse evde yokken kamera hareket algılayınca telefonuma bildirim geliyor. Hiçbiri buluta bağımlı değil. İnternet kesilse bile ev otomasyonlarım çalışır çünkü her şey yerel.

Öğrendiğim Zor Dersler

Bu yolculukta çok hata yaptım. İşte en önemlileri:

Yedek almadan hiçbir şey yapmayın. Bir gün Nextcloud veritabanını bozduk. Yedek yok. Tüm dosyalarımın metadata’sı gitti. Dosyalar duruyordu ama hangi dosya hangi klasördeydi, paylaşım ayarları neydi hepsi kayboldu. O günden beri her gece otomatik yedek alıyorum. Yedeklerinizi test etmeyi de unutmayın, yedek bozuksa yedek yok demektir.

Elektrik kesintisi gerçek. Bir gece elektrik gitti, sunucum kapandı. Geldiğinde bazı konteynerler başlamadı. Çözüm: UPS (kesintisiz güç kaynağı) aldım. Sunucu ve modem UPS’e bağlı. Elektrik kesilse bile sunucu düzgün kapanma prosedürünü çalıştırıyor.

Güvenlik ciddiye alınır. Sunucunuzu internete açarsanız, saldırı riskiyle karşı karşıyasınız demektir. VPN kullanın, gerekli portları açmayın, Two-Factor Authentication uygulayın. Cloudflare Tünel kullanarak sunucumu hiçbir port açmadan dışarıdan erişilebilir hale getirdim. Bu en güvenli yöntemlerden biri.

Sonuç: Ev Sunucusu Bir Yaşam Biçimi

Ev sunucusu kurmak teknik bir proje değil, bir yaşam biçimi. Verilerimi üçüncü taraflara vermek istemiyorum, servislerimi kendi kontrolümde tutmak istiyorum ve teknolojiyi eğlenceli bir hobi olarak görüyorum. Raspberry Pi ile başladım, şimdi Proxmox üzerinde onlarca servis çalışıyor. Her yeni servis eklediğimde bir şey daha öğreniyorum.

Bu yolculuğa başlamak isteyenlere tavsiyem: Raspberry Pi ile başlayın. Pi-hole ve bir Nextcloud kurun. Çalıştığını görün, güvenin. Sonra Docker öğrenin, konteyner mantığını kavrayın. En son Proxmox’a geçin. Her adımda bir şey öğrenirsiniz ve hiçbir adım boşa gitmez. Ama en önemlisi: Yedek alın. Her zaman yedek alın.

Sıkça Sorulan Sorular

Ev sunucusu kurmak ne kadara mal olur?

Raspberry Pi ile başlangıç: Pi 4 (4 GB) + microSD + güç adaptörü toplam 2.000-3.000 TL. İkinci el mini PC (Intel NUC vb.): 5.000-10.000 TL. Yeni bir mini sunucu: 15.000-25.000 TL. Buna ek olarak UPS (1.000-2.000 TL) ve disk (SSD, 1.000-3.000 TL) hesabını da katın. En düşük bütçeyle Pi ile başlayıp yavaş yavaş büyütebilirsiniz.

Elektrik faturası ne kadar artar?

Raspberry Pi ayda yaklaşık 5-10 TL elektrik harcar. Mini PC (Intel NUC gibi) ayda 30-50 TL. Proxmox sunucusu 24/7 çalıştığında ayda 50-80 TL arası. Evdeki veya oyun konsolundan daha az. Enerji verimli bir işlemci seçmek (Intel N100 gibi) faturayı minimumda tutar.

Hangi servisle başlamalıyım?

Pi-hole. Kurulumu en kolay, faydası en hızlı belli olan servis. DNS seviyesinde reklam engelleme yapıyor ve tüm ev ağına anında uygulanıyor. Sonra Nextcloud (kendi bulutunuz) veya Jellyfin (medya sunucusu) deneyebilirsiniz. Home Assistant en güçlü ama en karmaşık olanı, onu sonraya bırakın.

Ev sunucusu güvenli mi?

Doğru yapılandırıldığında evet. Ama sorumluluk sizdedir. Varsayılan şifreleri değiştirin, Two-Factor Authentication kullanın, gereksiz port açmayın, VPN veya Cloudflare Tünel kullanın. Güvenlik duvarı kurun ve güncellemeleri takip edin. Verileriniz bulutta değil, evinizde bu hem avantaj hem sorumluluk.

Türkay

Teknoloji, bilgisayar güvenliği, WordPress ve yapay zeka konularında içerik üreten Tecrübe Güncesi'nin editörü. Linux sistem yönetimi, ağ güvenliği ve web geliştirme alanlarında yılların getirdiği tecrübeye sahip. 2015'ten bu yana Türkçe teknoloji içerikleri üreterek okuyuculara yol göstermeyi hedefliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu